blog
2020-04-29
LEYLA ÖNER GÜNÇAVDI: AKDENİZ ÇANAĞI EN GÖZDE DESTİNASYON OLMAYA DEVAM EDECEK

Dünyanın giderek daraldığı, zorlandığı ve her canlının etkilendiği bir dönemi yaşıyoruz. Her ne kadar makinalaşmış olunsa bile dünyamız öylesine bir döneme geldi ki, her sektörün eninde sonunda insana bağlı bir durumda olduğu kanıtlandı. Konumuz elbette çok yaygın olarak son yıllarda ciddi önem kazanmış olan turizm…

ATURJET Yönetim Kurulu Üyesi Nilgün Şirin, turizm sektöründe bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar ikinci kuşağın işin başında olduğu acentelerden Tura Turizm’in Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Öner Günçavdı ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Uzaktan erişim ile yapılan söyleşide turizmin dünü, bugünü ve yarını ile ilgili önemli ipuçları çıktı. İşte, sorularımız ve aldığımız cevaplar:

Ülkemizdeki turizm gelirinin genel bütçedeki yeri nedir ve ne kadarı gemi turizminden elde edilir?

Türkiye’nin turizm geliri, 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 17 artarak 34 milyar 520 milyon 332 bin dolara yükselirken; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Türkiye’nin turizmde yeni bir rekor yılını geride bırakarak 2019’da toplam 51,7 milyon ziyaretçi ağırladığı belirtilmiştir. Bu rakamlara göre Türkiye, turizm gelirleri sıralamasında dünyada 14. sırada yer almakta.

Turizmin ekonomideki yeri tartışılmaz. Türkiye’nin ithalat ve ihracat arasında oluşan bütçe açığı, turizm gelirlerinin artmasıyla dengelenmeye çalışılmaktadır. Turizm sektörünün emek yoğun bir sektör olması nedeniyle otomasyona geçme olanaklarının oldukça sınırlı olmasından dolayı bu sektörde emek gücüne olan ihtiyaç, azalmanın aksine artarak istihdam sorununa çözüm getirmek adına ekonomimizde ana rolü üstlenmektedir. Turizm sadece ülkenin iş sorununa çözüm getirmekle kalmamaktadır, ödemeler dengesine de büyük katkılar sağlamaktadır.

Kruvaziyer turizmi ise bu genelin içinde oldukça önemli bir pay almaktadır. Özellikle 2016 yılında itibaren güvenlik sorunları ile tehdit edilen ülkemize gelen gemi seferlerinde ciddi bir düşüş gözlenmiştir. Kruvaziyer sektörünün 2015 itibari ile turizm sektörünün genelindeki payı yüzde 10’larda seyretmektedir. Ancak bu noktada kruvaziyer sektörünün dünya genelinde hızlı büyümesi göz ardı edilmemelidir. Türkiye için de bu sektör, 2020-2025 yılları arasında yüzde 200 artış beklenen ve pastadaki payını arttırması en muhtemel turizm alanı olarak nitelendirilebilir.

Hizmet verme konusunda ileriye dönük bilginiz dâhilindeki projeler nelerdir?

Bu o kadar bilinmezi barındıran bir soru ki… Yine de tahmin yürütmek gerekirse bence arttırılmış gerçeklik teknolojileri, yapay zekânın turizmde devreye girmesi ve insanların az sürelerde daha çok deneyim elde edebilecekleri platformlar ön planda olacak. Teknolojinin turizme de damga vuracağı bir gerçek. Akıllı oteller, teknolojik çözümler ve en hızlı erişim, bence kilit değişkenler olacak. Elbette yaşanan pandemi sonrası alınacak sağlık güvenliği tedbirleri tamamen değişecek ve farklı kavramlara alışacağız. Hijyenin, denetimlerin tavan yapacağı bir döneme girdiğimiz aşikâr. Elbette ki gelecekte tatil kavramı yerini deneyim kavramına bırakacak diye düşünüyorum. Proje anlamında ise TTYD’nin Çanakkale’den Mersin’e dek tüm Ege ve Akdeniz sahillerini içeren “Turizmde Dönüşüm” senaryosu gerçekten takdire şayan… Sadece deniz-kum-güneş konseptini geride bırakarak 12 ay boyunca kültür, yeme içme, 3. yaş turizmi, sanat ve tarımı da içinde barındıran, sürdürülebilirlik esasını baz almış bir proje…

Gemi turizminde iptal edilen programlardan dolayı geri ödeme programları başlamış durumda. Bu şirketlerin sağlık konusunda önlemler alındıktan sonra program değişiklikleri nelerdir? 2020 yılında Türkiye limanlarının şansı nasıl gözüküyor?

Şu aşamada gemi firmalarının hedefleri, temmuz ayında seferlerini tekrar başlatmak. Ancak şu bir gerçek ki gemi firmalarının tekrar faaliyete geçmesi, sadece onların dileği ile gerçekleşemeyecek kadar karmaşık. Uçuşların başlaması ve gidilen ülkelerdeki pandemiye karşı alınan sıkı önlemlerin bitmesi, bu kararın öncesinde olması gereken durumlar. Gemi firmalarının tümü, şu an itibari ile mayıs ayının gidişatına göre karar verecek şekilde planlama yapıyorlar. Elbette gerek mürettebat gerekse yolcu için alınacak sağlığa uygunluk ve güvenlik önlem paketleri de hızla evriliyor. Bu anlamda, 2020 yılının son çeyreği için tüm paydaşlar umutlu. Bu dönem için ülkemize gelmesi muhtemel seferlerde bir artış olmasının da özellikle İtalya ve İspanya’daki mevcut durum ve algı nedeni ile muhtemel ve beklenen bir durum olduğunu düşünüyorum.

Her sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de işsizlik büyük bir sorun… Örneğin, Ege’de ve güneyde birçok otel açılmıyor. Incoming hizmeti veren yetişmiş ve tecrübelenmiş, sertifika almış rehberler, otel hizmetlerinin değişik kademelerinde çalışıp tecrübelenmiş ve taşımacılık hizmeti vermiş elemanların gemilerde hizmet verme konusunda şansları olabilir mi?

Bu dönemde gemi firmalarının yaşadığı en büyük sorun, hazırlıksız yakalanılan bu talihsiz durumda personelleri ile ilgili almaları gereken önlemler ve tedbirler oldu. Şu an mürettebatın yüzde 80’i ülkelerine sevk edilmiş durumda, geri kalan yüzde 20 ise gemilerde halen görev yapmakta. Takdir edersiniz ki kısa vadede yeni işe alımlar o kadar da kolay olmayacaktır. Ancak diğer yandan da tersanelerde tamamlanma ve suya inme aşamasındaki pek çok mega gemi için elbette istihdam gerekecek ve işte bu aşamada bence Türk kalifiye personel için pek çok imkan bulmak mümkün. 2021 yılında bu ihtiyacın hızla artacağı bir gerçek ve farklı statüler için Türk iş gücü ideal bir alternatif olacaktır.

Gemilerde çalışanların ciddi bir kısmının Uzakdoğulu olmasından ve virüsün anavatanının Çin olmasından dolayı işe alma politikasında değişme olabilir mi?

Bu konuda pandemi dünya çapında bir boyuta ulaştığı için bence milliyet anlamında bir değişiklikten ziyade mürettebatın sağlık kontrolleri ve talep edilen ön rapor ve belgeler değişecek. Asya kökenli personelin farklı bir dezavantajı olacağını düşünmek doğru olmayacaktır kanımca.

Gemi turizmi için Akdeniz vazgeçilmez bir destinasyon… Bölgede hangi limanların şansı var ve sebepleri?

Akdeniz çanağı her zaman en gözde destinasyon oldu ve olmaya da devam edecek. Bunun nedeni ise elbette sır değil; sunduğu çeşitlilik, kültürel zenginlik ve yine bahsedilmesi gereken unsur, size yaşatmayı vadettiği sonsuz deneyimler… Bu anlamda bence Türkiye, Akdeniz’in parlayan yıldızı olmaya ilk namzet. Hırvatistan, Yunanistan ve yine adalar ise bence diğer alternatif adaylar… Batı Akdeniz’in yerini Doğu Akdeniz ve Adriyatik alabilir diye düşünmek, bence çok da hayalperest bir düşünce olmaz. Zira algı ve talep açısından Doğu Akdeniz revaçta…

Galataport projesinin her ne kadar Bakan Bey tarafından yıl içerisinde bitirileceği söylense de pek gerçekçi gözükmüyor. Gemi trafiği başlarsa ne gibi alternatif çözümler düşünürsünüz?

Galataport bir mega proje ve İstanbul bir yana ülkemiz kruvaziyer turizmi için belki de anahtar liman… Galataport projesi itina ile ve gerçekten çok büyük emekler ile bugüne kadar geldi. Normal şartlarda şu an faal olması ve gemilerin yanaşması beklenen bir zamandayız. Proje liman hizmeti verebilme anlamında zaten son aşamada ve pandemi sorunu biter bitmez gemileri karşılamak üzere hizmete geçecektir. Şu an için başka bir alternatifi olmadığı gibi elimizdeki en değerli pazarlama enstrümanı olduğunu da söyleyebilirim. Şehrimize layık ve gelen gemilere gerektiği gibi hizmet verilebilecek bir liman olacağına inancım tam…

Yaşanan pandemi ile birlikte gemi müşteri portföyü nasıl bir değişiklik gösterebilir ve Türkiye olarak şansa dönüşmesi söz konusu mudur?

Gemi müşterisi her ne kadar 60+ olarak düşünülse de geçtiğimiz son 10 yılda bu yaş 50’lere kadar düşmüş durumda. Dolayısı ile bence gereken sağlık raporlarını sunabilen herkes gemilerde seyahat edebilecek. Elbette 3. yaş grubu için gemi belki de ilk tercihleri olmayabilir, ancak bu durumun geçici olacağı ve normalleşen hayat içerisinde dengelerin yerine oturacağını ümit ediyoruz. Türkiye’den yurt dışına gemi ile giden müşteri profili için bence farklı pek çok fırsat oluşması, gerek fiyat gerekse kontenjan açısından çok mümkün…

Bu seneye kadar gemi indi bindileri Yunanistan’da yapılırdı, bunu İstanbul’da gerçekleştirmek ve İstanbul otellerini bir nebze de olsa hareketlendirmek mümkün mü?

Galataport tam da bu amaca hizmet etmeyi amaçlayan bir proje… İndi bindi için gereken her iki faktör de gerek ulaşım kolaylığı, gerek indi bindiye uygun bir liman, gerekse yeterli konaklama kapasitesi; bunların tümünün birleştiği, dünyanın merkezi İstanbul, bence çok yakında dediğiniz gibi indi bindi gemileri ile canlılık kazanacak. İnancımız ve ümidimiz bu yönde…

Devamını Oku
blog
2020-03-25
ATURJET: DESTEK PAKETİNDE PROFESYONEL REHBERLERİMİZİN ADI YOK!

Dünya Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu (FIJET) Başkanı Tijani Haddad’ın tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını ile ilgili üyelerine yazdığı ulusal ve küresel işbirliği mesajının ardından, FIJET’i Türkiye’de temsil eden ATURJET (Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği) Başkanı Delal Atamdede de ulusal ve sektörel durum değerlendirmesi yaparak, önemli açıklamalarda bulundu.

Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle zor günler yaşadığımızı, bunun daha önce yaşanan krizlere benzemediğini belirten ATURJET Başkanı Delal Atamdede; bu süreçten çıkış yolunun birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmaktan geçtiğini, ekonomik destek paketlerinin hızla uygulamaya başlatılması ile turizm sektörünün rahatlatılmasının planladığına dikkat çekti. Destek paketlerinde profesyonel turist rehberlerinin unutulmasının büyük bir eksiklik olduğunu dile getiren Atamdede; “Büyük turizm ve kültür donanımına sahip bu emekçileri de ihmal etmemeliyiz, yoksa sac ayağının biri kırılacak, sektörden uzaklaşarak başka iş kollarına yönlenecekler. Geçmişten gelen bu tecrübe ve donanım heba olup gidecek. Sonrası sil baştan, kaybedilen bir nesil, yeni yetişecek nesil için de kaybedilen zaman… Lütfen sektörde zinciri birbirine bağlayan halkaları koparmayalım” ifadelerini kullandı. FIJET Türkiye (ATURJET) üyelerine seslenen Delal Atamdede’nin açıklamasının tamamı şöyle:

Turizme gönül vermiş çok kıymetli meslektaşlarım,

Bugün artık geçmişte olduğu gibi sadece ulusal çapta bir sorunla savaşma durumunda değiliz. Eğer öyle olsaydı, inanın ki geçmişte edindiğimiz tecrübelerden hareketle sırası ile çözümleri üretmeye başlamıştık bile. Gelin görün ki işler bu sefer o kadar kolay gözükmüyor. Konu ‘insan hayatı ve var oluş savaşı’… Bu var oluş savaşında üzerimize düşeni nasıl yaparız, neler yaparız sorusunu her bilinçli birey gibi bizlerin de sorma zamanı.

ALBERT CAMUS’UN VEBA’SINDAN ÖRNEK

Ben bu soruyu sorduğumda aklıma gençlik yıllarında okuduğum Albert Camus’ün “Veba” adlı romanı geliyor. Kısaca insanlığın o dönemlerde en acı yazgılarından biri olan veba salgınının insanlık için perişanlık, yıkım ve felakete dönüşmesine rağmen kasaba halkı ve yöneticileri, roman kahramanlarının öncülüğünde (Dr. Rieux, Tarron Grand) bütün umutsuzlukların büyük bir özveri, iyimserlikle, dayanışmayla daha iyi bir insanlık hayalinin gerçekleşme umudunun var olduğunu hatırlatmıştır.

BİZE UMUT VERECEK DÜŞÜNCELERE SIRTIMIZI ÇEVİRMEYELİM

Önümüzdeki süreçte korona virüsünü yenerek normal yaşama dönen tüm dünya ülkelerinde alınan derslerle birlikte daha bilinçli, hümanist, daha duyarlı, daha çevreci, ahlaklı, görev bilinci ve sorumluluk sahibi bir toplum olmak adına yeni bir süreç başlayacağını düşünüyorum. Zor günlerin ardından yeni bir sayfa açılacağını hayal etmek bile çok güzel şu an için. Bizlere güç ve umut verecek bu düşüncelere sırtımızı dönmeyelim. Birçok krizden güç birliği ve dayanışmayla çıkan Türkiye bunu da başaracak ve sonrasında harekete geçen turizm sektörü, büyük bir birikim ve enerjiyle karşılığını fazlasıyla alacaktır.


DESTEK PAKETLERİNDE REHBERLERİMİZİN ADI YOK

Bütün bunları temenni ederken, sektörün içinde bulunduğu zor koşulları ve gerçekleri de gözden kaçırmamak lazım. Krizin turizm üzerindeki baskısını hafifletmek, seyahat acenteleri, oteller, hava yolu şirketlerinin bu süreçten en az hasarla çıkması için çalışan devletimiz, ekonomik destek paketlerini hızla açıklamaya devam ediyor. Lakin destek paketlerinde bugüne kadar adı bile geçmeyen bir tek meslek grubu var, profesyonel turist rehberleri. Bu meslek grubu, senelerdir turistlerle memleketimiz arasındaki en önemli bağlantı, en sağlam köprü. Büyük turizm ve kültür donanımına sahip bu emekçileri de ihmal etmemeliyiz, yoksa sac ayağının biri kırılacak, sektörden uzaklaşarak başka iş kollarına yönlenecekler. Geçmişten gelen bu tecrübe ve donanım heba olup gidecek. Sonrası sil baştan, kaybedilen bir nesil, yeni yetişecek nesil için de kaybedilen zaman… Lütfen sektörde zinciri birbirine bağlayan halkaları koparmayalım…

FAALİYETLERE ARA VERDİK AMA YAZMAYA VE ÜRETMEYE DEVAM

Türkiye’de FIJET’in tek temsilcisi Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (ATURJET) olarak ülkemizin tanıtımı adına gerçekleştirdiğimiz Altın Elma, FIJET Academy, genel kongreler, seminerler ve diğer aktivitelerimize geçici bir süre ara veriyoruz ama bu süreçte kıymetli yazar ve gazetecilerimiz, dünya turizmi adına üretmeye hiç kuşkusuz devam edecekler ve bu sıkıntılı dönemi asgari zarar, azami katkıyla atlatabilmek için üzerine düşen sorumlulukları yerine getireceklerdir. Şimdiden kalemlerinize kuvvet…

Saygılarımla,
ATURJET (FIJET Türkiye) Yönetim Kurulu Başkanı
DELAL ATAMDEDE

Devamını Oku
blog
2020-03-20
HÜSEYİN KURTOĞULLARI: TURİZMDEN ÇEKİLİYORUM

Duayen turizmcilerimizden Hüseyin Kurtoğulları, turizmden çekileceğini açıkladı. Bu kararı almakta zorlandığını, ancak mecbur kaldığını dile getiren usta turizmci; “Turizm sektörünün sorunları ile ilgili açıklanan pakette turizm ile ilgili hiçbir şey yok. Yıllardır bu ülkenin en büyük sektörüne, hem de otomotiv gibi çakma döviz sağlayan değil, hakiki döviz getiren turizm sektörüne en ufak bir katkı yok. Zaten böyle bir beklentimiz de yoktu. Bu sonucu bekliyorduk” ifadelerini kullandı.

“MAALESEF DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI”

Kurucusu olduğu ve bugüne kadar Türk turizmine önemli hizmetler veren Plan Tours’u kapatma kararı aldıklarını belirten Hüseyin Kurtoğulları; “Sebebi sadece koronavirüs salgını da değil. Son yıllarda turizme olan ilgisizlik ve turizmin her kesimine yapılan sabotajlar sonunda maalesef dayanacak gücümüz kalmadı. Son ayın maaşlarını da mal varlığımızı satarak ödüyoruz, ondan sonra da turizmle ilişkimizi kesiyoruz. Vergileri ödeyecek gücümüz de yok” dedi.

AKDENİZ TURİZM VAKFI ONUR ÖDÜLÜ SAHİBİ

Kurtoğulları, geçtiğimiz yıl Malta’da düzenlenen Akdeniz Turizm Forumu’nda Akdeniz Turizm Vakfı tarafından “Yaşam Boyu Onur Ödülü” ile ödüllendirilmişti. Aynı buluşmada FIJET Türkiye (ATURJET) Başkanı Delal Atamdede de “Büyük Akdeniz Ödülü” almıştı.

Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (ATURJET) yönetiminde de bulunan Hüseyin Kurtoğulları, Türkiye’nin yerel turizm değerlerinin yurt dışında tanınması konusunda büyük çaba göstermesiyle de biliniyor. Kurtoğulları, bu kapsamda 2019 yılının Temmuz ayında Isparta’ya gitmiş ve şehrin çok önemli turizm değerlerine sahip olduğunu aktararak, bu durumun yurt dışına anlatılması için çalışma başlatmıştı…
Devamını Oku
blog
2018-08-14
FIJET AKADEMİ’DEN GENÇ GAZETECİLERE TURİZM EĞİTİM PROGRAMI

Dünya Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu (FIJET), turizm basınına katkıda bulunmak adına genç gazetecilere yönelik eğitim programı düzenledi. FIJET’in Türkiye’de temsil edildiği ATURJET (Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği) ile birlikte organize edilen etkinlik, 12-19 Ağustos 2018 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleşecek.

YAŞAR ÜNİVERSİTESİ SPONSORLUĞUNDA

Yaşar Üniversitesi sponsorluğunda hayata geçirilen buluşmaya, FIJET Başkanı Tijani Haddad da katılım gösteriyor. Başta Türkiye ve İzmir’in tanıtımına önemli katkıları olacak programa, Ege Bölgesi belediyeleri ve sivil toplum kuruluşları da büyük ilgi gösteriyor.

SERTİFİKA TÖRENİ  VE GALA GECESİ

Başkanlığını Türkiye’den Sema Kutlu’nun yürüttüğü FIJET Akademi’nin Genç Gazeteciler Turizm Eğitim Programı için bir de sertifika töreni ve gala gecesi düzenlendi. 17 Ağustos Cuma akşamı İzmir Ticaret Odası Meclis Salonu’nda gerçekleşecek olan bu uluslararası eğitim programının sertifika töreni ve gala gecesine turizm dünyasından yoğun bir katılım bekleniyor.

GELECEK TURİZMDE!

Etkinliğe ev sahipliği yapacak olan FIJET Türkiye (ATURJET) Başkanı Delal Atamdede, TOURMAG Turizm Dergisi’ne yaptığı açıklamada “Bir kez daha altını çizerek belirtmek istiyoruz ki, Türkiye’nin geleceği turizmdedir. Ülke olarak yapacak çok şey vardır. Bu nedenle ilgili herkesin gerektiğinden fazla konsantre olmasını arzu ediyoruz” dedi.

NİTELİKLİ TURİZM GAZETECİLERİ ŞART

Aynı zamanda FIJET Yönetim Kurulu Üyesi de olan Atamdede, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tür organizasyonlar ile turizm dünyasına bilgili, donanımlı ve nitelikli gazeteciler kazandırmayı hedefliyoruz. Buna sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın ihtiyacı var. Nasıl tıp alanında, mimarlıkta, mühendislikte farklı alanlar varsa, turizm gazeteciliğinde de olmalı diye düşünüyoruz.”

FIJET Akademi Başkanı Sema KUTLU...
Devamını Oku
blog
2018-06-01
ATURJET’TEN İKİ TURİZM DUAYENİNE PLAKET

Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (ATURJET), iki turizm duayeni üyesini plaket ile ödüllendirdi. Aynı zamanda ATURJET’in kurucuları ve onursal üyeleri de olan Av. Hasan Özkan ve Rehber Ertan Sandıkçıoğlu’na ödülleri, Büyük Kulüp’te düzenlenen sade bir törenle verildi.

Turizm hukuku konusunda pek çok basılı eseri bulunan ve Türk turizminin hukuki altyapısının hazırlanmasında büyük emekleri olan Hasan Özkan ile Türkiye’nin ilk turizm rehberleri arasında gösterilen Ertan Sandıkçıoğlu, yaptıkları ortak açıklamada şunları ifade ettiler: “Zor yıllarda ATURJET’in kuruluşunda görev aldık ve çok emek verdik. Özellikle 1970’li yıllarda ülkemiz turizmi adına ses getiren etkinlikler yaptık. Bugün böylesine bir ödülün bize verilmesini anlamlı ve değerli buluyoruz. Çok teşekkür ederiz.”

DELAL ATAMDEDE: HAKLARINI ÖDEYEMEYİZ

ATURJET bünyesinde 40 yıldan fazla fikirleriyle birlikte çeşitli hizmetlerde bulunan iki onursal üyesine şükran ve minnet duygularının bir ifadesi olan anı plaketi vermekte geç bile kaldıklarını dile getiren ATURJET Yönetim Kurulu Başkanı Delal Atamdede ise; “Ne yapsak onların haklarını ödeyemeyiz. Hem ATURJET’e hem de bizlere çok büyük emekleri geçmiştir. Bir kez de aracılığınızla onlara teşekkürlerimi iletiyorum. İyi ki varlar, iyi ki ATURJET’in kurulmasına öncülük etmişler” şeklinde konuştu.


Devamını Oku
blog
2018-05-09
SKAL İSTANBUL, MİLLENNİUM ISTANBUL’DA BULUŞTU

SKAL International İstanbul Kulübü’nün Mayıs ayı buluşması, Millennium Istanbul Golden Horn Hotel’de gerçekleşti. Sadece bir otel olmayıp çok farklı özellikleri barındıran konsept, konuklar tarafından büyük ilgi gördü.

Buluşmanın iki önemli konuğu da vardı. Turizm camiasının yakından tanıdığı, Anadolu Folk Topluluğu’nun kurucusu Göksenin İleri ve FIJET (Dünya Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu) Yönetim Kurulu Üyesi Delal Atamdede, yaptıkları konuşmalarda turizm adına son derece olumlu mesajlar verdiler.

“BÖLGENİN ÇEKİM MERKEZİ HALİNE GELİYORUZ”

Sektörün deneyimli isimlerinden Orhan Yeşerenyuva’nın genel müdürlük görevini üstlendiği Millennium Istanbul Golden Horn Hotel’in, kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yenilenen Ayvansaray Türk Mahallesi’nde hizmet vermeye başladığı bilgisini konuklara aktaran Yeşerenyuva; “Otelimizin en önemli özelliği, bir tarafının boydan boya İstanbul surlarına dayanmış olmasıdır” dedi. Tesislerin İstanbul’un en değerli yerinde, 18 bin metrekare büyüklüğünde bir alana yayılmış olmasının büyük bir şans olduğuna dikkat çeken Orhan Yeşerenyuva; “Daha önceleri mevcut bulunan tarihi ahşap binaların restorasyonunun yapıldığı bir alanda 68 adet rezidans yer alacak. Otel bölümü ise 29 odalı olarak planlandı. Bünyemizde yer alacak kafeler, mağazalar ile Balat’tan Ayvansaray’a kadar uzanan bölgenin çekim merkezi haline geliyoruz” şeklinde konuştu.

GÖKSENİN İLERİ’NİN ANILARI RENK KATTI

Türkiye’ye gelen yabancılara yüzlerce kez gösteride bulunan Anadolu Folk Topluluğu’nun yanı sıra çeşitli televizyonlarda yaptığı “Adım Başı Tarih” isimli programla da büyük bir birikim sahibi olan Göksenin İleri, buluşmada paylaştığı anılarla konuklara günlerce sürecek tebessüm fırsatı sağladı. Bu paylaştığı anılar içinde biri vardı ki, bugün bile bazı şeyleri tekrar düşünmemiz gerektiği mesajını verdi. İşte o anı:

AYNI FOLKOR GÖSTERİSİ, AYNI ANDA SEKİZ KURUMA NASIL SATILIR?

“1985 yılının yaz aylarıydı. Karaköy Yolcu Salonu Taksi İstasyonu beni aradı ve ‘İlk gemi geliyor. Bir halk oyunları gösterisi yapalım’ dedi. ‘6 bin liraya yaparım’ dedim. Pazarlık ettiler, ben de ‘3 bin lira olsun’ dedim. Arkasından da İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğü aradı; ‘İlk gemi geliyor. Ekip gönderelim, bir organizasyon yapalım’ dedi. Daha sonra bir deniz acentesi aradı, o da davet etti. ‘6 bin lira ama 4 bin olur’ dedim. ‘Yarın zaten oradayız’ desek hayali bitecek. ‘Tamam’ dedim. 2 bin lira kârda olduğu için kabul etti. Gemide 15 yolcusu olan bir acente daha aradı, o da davet etti. ‘6 bin ama sana 3 bin’ dedim. O da kabul etti. Böylece 8 kuruluşa ortalama 3-4 bin liradan ekibi sattık. Ertesi gün Karaköy’e gittik. Beni arayanlar sıralanmış, yan yana duruyorlardı. Durumu anlamasınlar diye yanlarına gitmemeye çalıştım. Güverteye yolcular doldu, biz iskelede gösteriyi yaptık. O gün jest olarak yaptığım bu kadar güzelliğin karşısında 20 bin lira kazanmıştım.”

DELAL ATAMDEDE: DEĞERLERİMİZLE DÜNYAYA AÇILACAĞIZ

Buluşmanın ikinci konuğu, FIJET Yönetim Kurulu Üyesi Delal Atamdede idi. Aynı zamanda kurumu Türkiye’de temsil eden ATURJET’in (Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği) de başkanı olan Atamdede, yaptığı konuşmada “Dünya turizm profesyonelleri örgütü SKAL gibi bir kuruluşun FIJET ve ATURJET işbirliğinde çok önemli başarılara imza atacağına inanıyorum. Bunun ilk örneğini, geçtiğimiz hafta Diyarbakır’da gerçekleşen FIJET Komite Toplantısı’nda yaşadık. Bu başlangıcı bundan sonra daha da geliştirerek sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

ATA EREMSOY: SKAL TÜRKİYE’NİN VİZYONUNU GENİŞLETİYORUZ

Etkinliğin konukları arasında, geçtiğimiz yıllarda SKAL Dünya Başkanlığı görevini üstlenen Hülya Aslantaş da vardı. Aslantaş, Anadolu Folk Topluluğu’nun Kurucusu Göksenin İleri’yi katkılarından dolayı verilmesi kararlaştırılan plaketi takdim ederken, kendisine teşekkürlerini de iletti. SKAL International İstanbul Kulübü Başkanı Ata Eremsoy ise; “Türkiye’nin tanıtımı için tüm kuruluşlarla işbirliği içerisinde olarak, SKAL Türkiye’nin vizyonunu genişletiyoruz” mesajı verdi.


Devamını Oku